''küçük insanlar KİŞİLERİ, orta insanlar OLAYLARI, büyük

küçük insanlar vardır bilirsiniz
fiziksel olarak küçüklükten bahsetmiyorum tabii ki,
kişilik olarak küçüktürler..
birilerine yaranmak zorunda hissederler kendilerini daima,
kraldan çok kralcılardır,
kendilerini kaptırırlar kralcı olurken, sınırlarını aşarlar fazlasıyla
tabii bir de "her devrin adamı"dırlar..
küçük olduklarını umursamadan insanlara saldırırlar,
iftira ve hakaret en önemli silahlarıdır,
akılları sıra çirkeflikle üste çıkacaklardır..
ama sonuçta onlar "küçük insanlardır"
bilirsiniz hepiniz..
etrafınızda vardır mutlaka küçük insanlar


Bir Yerde Küçük İnsanların Gölgeleri Büyüyorsa Orada Güneş Batıyor Demektir



Küçük insanlar... Büyük gölgeler...

“Küçük insanların büyük gölgeleri olur bazen”...
Ve o gölgeler, bir süre ‘gerçekmiş’ gibi algılanır!..
Göz yanılması bir ‘ilizyon’dur yaşadığımız...
Bazıları ‘gerçek’ sanır!..
Bazıları anlar işin ‘yalan’ olduğunu da çözemez bir türlü sırrını...
Kimi, farkına varır bunun, söylemez sadece...
Cesareti bulamaz söyleyecek kadar...
“Gölgeyle” selamlaşır!..
Ayağını ‘gölgeye’ göre denk alır!..
Kimi, farkına dahi varmaz, ‘küçük insanlara’ sunar ‘büyük’ hürmetlerini!..
Kimi bilir, bekler sadece...
Bekler...
O günü...
Gölgenin kaybolacağını bilerek...
***
Kimi ‘insan’, kendini ‘gölgesi’ sanır sadece...
O’nu yaşar!..
Aldanır!..
“Ne kadar büyük insanmışım” diyerek, kendi yalanlarına kendisi kanar önce...
Kocaman gölgesine, önce, kendisi sığınır...
Küçük insanların büyük gölgeleri, geçicidir ama...
Ne zaman ki ‘güneş’ vurmaz üzerine, ne zaman ki ışık çevirir yönünü bir başka güzelliğe... Ne zaman ki ‘gerçekleri’ aydınlatır sadece...
Ne zaman ki ‘rüzgar’ kocaman
gölgeleri sürüklemez de tam karşısına alır...
Rüzgara karşı yürüyemez, ne küçük insanlar... Ne de kocaman gölgeleri...
Ve çok iyi bilinir ki, her ‘gölge
oyunu’nun vardır bir ‘son’ perdesi!..
Zil çalar...
Işıklar kapanır...
Küçük insanların gölgeleri kaybolur, an gelir...
Kendileri kalır...
Küçücük...
İnsanlar...
Ve fark etmezsiniz!..
Kaybolurlar, yok olurlar, silinirler
sessizce...
Aman dikkat ediniz ne olur,
basmayınız üzerlerine...
Bırakınız, yaşasınlar ‘gölgeleri’ olmadan da...
Yaşasınlar, hak ettikleri kadar ‘değer’ bularak...
Yaşasınlar, ‘gölgesiz’ gerçeklerini...
Çırılçıplak!..
Çıkarsız!..
Yalansız!..
Ve hak ettikleri kadar, sadece...




Cenk Mutluyakalı

Yorum Yaz